EN/TR

Istanbul Consular Corps (ICC), Boğaziçi Üniversitesi’nde bir araya geldi

Diplomatik temsilcilerin gündeminde Türkiye ekonomisi vardı.Macaristan İstanbul Başkonsolosu Balázs Hendrich ve Slovakya İstanbul Başkonsolosu Jozef Šesták'ın da katıldığı toplantının odak noktası olarak Türkiye ekonomisinin bugünü ve geleceği tartışıldı.

2001 yılında kurulan ve İstanbul'daki başkonsolosları bir araya getiren Istanbul Consular Corps (ICC), bu yılki geleneksel toplantısını Boğaziçi Üniversitesi'nde gerçekleştirdi. Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan'ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği toplantıda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşın Ertüzün davetlilere Boğaziçi Üniversitesi'nin akademik başarıları hakkında bilgi verdi. Macaristan İstanbul Başkonsolosu Balázs Hendrich ve Slovakya İstanbul Başkonsolosu Jozef Šesták'ın da katıldığı toplantının odak noktası olarak Türkiye ekonomisinin bugünü ve geleceği tartışıldı.

İstanbul'da yer alan tüm başkonsolosların üyesi olduğu resmi olmayan bir kuruluş olan Istanbul Consular Corps, 2001 yılında İstanbul'da görev yapan başkonsolosların ve konsolosluk çalışanlarının iletişimini güçlendirmek ve Türkiye'de güncel gelişmeler hakkında bilgilendirici seminer ve konferanslar düzenlemek üzere oluşturuldu. 130 üyesi bulunan ICC'in yürütme kurulu başkanlığını, 2017 yılından beri Macaristan İstanbul Başkonsolosu Balázs Hendrich üstleniyor. ICC davetlilerinin Boğaziçi Üniversitesi'nin ev sahipliğinde 14 Eylül'de bir araya geldiği toplantıda, Jozef Šesták ve Balázs Hendrich karşılama konuşmalarını yaparak diplomasi ve akademi arasında paylaşılan deneyimin ICC için önemine vurgu yaptılar.

Toplantının ekonomi gündemine paralel şekilde, uluslararası ticaret ve ekonominin diplomasinin ana odağı olması gerektiği de Slovakya İstanbul Başkonsolosu Jozef Šesták ve Macaristan İstanbul Başkonsolosu Balázs Hendrich tarafından ifade edildi.

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan, Boğaziçi Üniversitesi'nin Türkiye'de uluslararası akademik değişim programlarına en fazla yer veren üniversitelerden biri olduğunu ifade ederken ülkemizdeki güven ortamı ve giderek güçlenen demokrasi inancıyla konsoloslardan ülkelerinden gelecek olan değişim öğrencilerini teşvik etmelerinin önemine değindi.

''Uluslararası dayanışma ve işbirliği içinde olmamız önemli''Mehmed Özkan şöyle devam etti: '' 2016 yılındaki menfur darbe girişimine izin vermeyen Türkiye demokrasisi olgunlaştığını ağır bir bedel ödeyerek de olsa göstermiş oldu. Ülkemizin sorunlarını aşacağımıza olan inanç ve azimle çalışırken dost ve müttefiklerimizden dayanışma ve destek bekliyoruz. Bunun gerçekleşmesinde İstanbul Consular Corps (ICC) ve kurulduğu 1863 tarihinden bugüne uluslararası dayanışma ve işbirlikleri anlamında ülkemizi global platformlarda başarıyla temsil Boğaziçi Üniversitesi'nin önemli rolü olduğuna inanıyorum''.

Prof. Dr. Mehmed Özkan ardından söz alan Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşın Ertüzün, davetlilere Boğaziçi Üniversitesi'nin başarıları ve potansiyellerini aktaran bir konuşma gerçekleştirdi. Türkiye'nin Avrupa ülkeleri arasında en çok genç nüfusa sahip ülkelerden biri olduğunu ifade eden Ertüzün, bu nedenle kaliteli yükseköğrenimin her zamankinden daha fazla önem gerektirdiğini belirtti. Bu doğrultuda Prof. Dr. Ertüzün, Boğaziçi Üniversitesi'nin eğitim, araştırma ve yeniliğe eşit oranda değer veren yapısıyla ülkenin önde gelen yükseköğrenim kurumlarından biri olduğunu ifade etti. "Boğaziçi Üniversitesi sadece akademik araştırmada değil sinema, müzik ve edebiyat alanındaki çalışmalarıyla entelektüel anlamda da bir merkez teşkil ediyor'' diyen Ertüzün, Boğaziçi Üniversitesi'nin uluslararası akademik dünyadaki yüksek etki değerine sahip yayınlarının akademik değerinin bir kanıtı olarak gösterilebileceğini belirtti. Ertüzün ayrıca, üniversitenin en önemli araştırma alanları arasında yaşam bilimleri, IT ve bilişim bilimleri, otomotiv, enerji, ekonomi, sosyoloji ve psikolojinin yer aldığını dile getirdi. Ertüzün sözlerini Boğaziçi'nin 33 araştırma merkezi ve sanayiyle artan işbirliği açısından Türkiye'nin en çok tercih edilen araştırma merkezi olduğunu vurgulayarak bitirdi.

Toplantının odak noktası olan Türkiye ekonomisi, ekonomist Başar Yıldırım ve Dr. Gündüz Fındıkçıoğlu'nun sunumlarıyla analiz edildi. "Turkish economy in a nutshell" sunumuyla ilk olarak söz alan PwC Türkiye Başekonomisti Başar Yıldırım, son 20 yılın gayri safi yurt içi hasıla büyüme oranlarını davetlilerle paylaşarak büyümenin temel tetikleyicisinin özel tüketim olduğunu belirtti.

Yıldırım, daha sürdürülebilir bir büyüme oranı yakalamak için makine ve teçhizat yatırımının önemine dikkat çekerek güncel Türkiye ekonomisinde var olan yüksek enflasyon oranlarının ilerleyen yıllarda düşeceğini ifade etti. Türk lirasının değer kaybetme sorununa da yer veren Yıldırım, yaşananların gelişmekte olan ülkelerin çoğunda gözlemlenen ve Türkiye ekonomisinin yalnızca bu açıdan değerlendirilmemesi gereken bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Yıldırım, diğer gelişmekte olan ülkeler ile kıyaslandığında Türkiye'nin ekonomik büyüme anlamında ilk üç sırada yer aldığını anımsattı. Son olarak ekonominin kısa ve uzun vadedeki görünümlerini karşılaştıran Yıldırım, kısa vadede enflasyon riskinin gündemde olduğunu belirtti ancak uzun vadede Türkiye ekonomisinin olumlu sonuçlar getirecek potansiyellere sahip olduğuna dikkat çekti.

Başar Yıldırım'ın ardından Dr. Gündüz Fındıkçıoğlu söz alarak "An analysis of the Turkish economy" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. 2001 krizi sonrasında Türkiye ekonomisinde yaşananları değerlendiren Fındıkçıoğlu, yalnızca döviz borcuna dayanmak yerine teknolojik bileşenlerin artırılması gerektiğini ifade etti. Fındıkçıoğlu'nun sunumunun ardından davetlilerin soruları cevaplandı.